Zaman Uzerine Dussel Notlarim

"Zaman", bazen hoyrat bir cocuk gibi sirf eline oyalansin diye verilen oyuncaklarmisiz gibi davraniyor bize. Bazen oyle hirpalayici ki , lime lime ediyor yine de birakmiyor elinden. Behcet Necatigil'in bir misrasini hatirladim simdi: "Ne cok hor kullanmislar, sevincin sesi cikmiyor". "Zaman" da oyle,  sevinc sesini bastiriyor kimilerimizin, oyle bastiriyor ki onlari  sikistiklari koselerinden sevinc cigligi bile atsalar duyamiyoruz. Bazende olgun , guvenilir , babacan bir agbi gibi "zaman". Kirilan , incinen her duyguyu iyilestiren merhemi tasir gibi dolasiyor  ortada. Unutturuveriyor yasananlari, geriye degil, one bakmayi ogretiyor. "Yasadiklarimdan ogrendigim birsey var "diyen Ataol Behramoglu'nun siirilerindeki gibi " irmaklara, goge, evrene karisiricasina" tutunduruyor bizi yasama. Boyle birsey iste "zaman": Hoyrat bir cocugun, buyumus olgunlasmis hali .